Bist■.■■
Gr. Altın■.■■
Dolar■.■■
Euro■.■■

Düzce

  • 29.11.2022 10:39

Haberi Sesli Dinle

0:00 0:00

Hasar tespiti için gelen yetkililer, ellerinde herhangi bir cihaz olmadan yaptıkları denetimin sonunda, duvarları ciddi zarar görmüş birçok bina için "kirişler sağlam yuvanıza girebilirsiniz" dedi. 

Uzmanlık alanım olmasa da bu tespitler ne kadar güvenilir tabiki sorgulanmalı. 1 gün önce hasarsız denilen binalara ertesi gün kirişte çatlak var, o yüzden muhtarlıklara asılacak mevcut sonuçlara mutlaka itiraz edin diyen AFAD görevlilerine de şahit olduk.

AFAD görevlileri “Biz yalnızca son depremin binanın kirişlerine zarar verip vermediğini kontrol ediyoruz, binanın yıpranmış olup olmadığı, geçmişi, dayanıklılığı detaylı risk analizi ile ortaya çıkabilir o ihtimallerin şu an yapılan denetimle ilgisi yok” diyerek hasar tespitlerine son verdi.

Hasar tespiti yapılırken aynı anda risk analizi yapacak imkânımız yok mu? Bu arada yazdıklarım yalnızca kişisel gözlemim, riskli bina sayısının kaç olduğunu tahmin etmek bile istemiyorum.

Ha bir de depremin şiddeti var. Yetkililer 5.9 dedi kandilli 6… Telefon uygulamaları 6.5, 6.7…Depremi yaşayanların ortalaması ise en az 6….

En önemli konulardan biri de deprem yaşamış binalarımız. 1999 öncesi yapılan binalara acil müdahale gerekiyor. Yine AFAD'a hiç bildirimi yapılmamış hasarlı binaların olup olmadığı da en kısa zamanda netleştirilmeli. 

DÜZCE’de inşa edilmiş bir binadan bahsediyorsak ve bu yapı 1999 yılında bir deprem tehlikesi geçirmişse, söz konusu yapı için deprem hasar raporu almak elzemdir. Bu rapor, binanın ne durumda olduğu, bakıma ihtiyacı olup olmadığı ve elbette ilerde yıkılma riski taşıyıp taşımadığı gibi soruları yanıtlamak açısından şarttır.

Yalnızca son depremin kirişlere zarar verip vermediğinin yorumunu yaparak o bina hakkında net bir sonuca varmak kimse kusura bakmasın benim için yeterli değil. Bu tespitlerin benim dışında birçok vatandaşın da yarasına merhem olmadığı kesin.

Düzceli çok deprem yaşadı diye kimse bizden Japonlar gibi davranmayı beklemesin. Biz bu gerçeği kabul ederek büyütülmedik, okullarımızda bu konuda yeteri kadar eğitilmedik, bilinçlendirilmedik. 

Depremin, fay hattı üzerinde yaşayan bizim gibilere gök gürültüsü kadar gerçek ve doğal olması gerekirken her seferinde kıyamet kopuyor zannediyor, belki de sapasağlam binalarımıza bu yüzden güvenemiyoruz. O yüzden çök kapan tutun sıçra zıplayla olmuyor.

Son olarak, aynı hasarlı televizyonu 3-4 farklı evde gezdirerek yalan yanlış bilgilerle hasar ve zarar bildiriminde bulunan üç kâğıtçıların Düzceli olmadığına eminim.

Tüm Düzceliler için deprem sonrası ortaya çıkan psikolojik bozuklukların, ürküten rüyaların, deprem anını yeniden yaşar gibi hislerin, irkilme ve uyku bozukluklarının tez zamanda geçmesini umuyorum.

Geçmiş olsun güzel şehrim geçmiş olsun DÜZCEM. Ne kadar sallanırsan sallan seni asla terketmem.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gala Grup Medya (www.konsopahaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.